box in - Türkçe İngilizce Sözlük

box in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"box in" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
box in f. sıkıştığı yerden çıkmamak
box in f. sıkışıp kalmak
Öbek Fiiller
box in f. bir yerde kapanıp kalmak
box in f. dar bir yere tıkışmak
box in f. sıkışıp kalmak
box in f. sıkıştırmak
box in f. kısıtlamak
box in f. sıkışıp kalmış gibi hissettirmek
Bilgisayar
box in i. küçülen kutu
Askeri
box in f. kutu barajı yapmak

"box in" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
walk-in box i. soğuk oda
walk-in box i. soğuk hava deposu
walk-in box i. soğuk hava odası
walk-in box i. buzhane
jack-in-a-box i. içinden yaylı palyaço fırlayan kutu oyuncak
jack-in-the-box i. içinden yaylı palyaço fırlayan kutu oyuncak
in-box i. ofis içi posta kutusu
in-box i. masa üstü posta tepsisi
in-box i. gelen e-posta kutusu
in-box i. kişiyi uğraştıran şeyler
place one's ballot in the ballot box f. oy sandığına oyunu atmak
be a failure in the box office f. gişede umduğunu bulamamak
in-box f. (birinin) gelen kutusuna koymak
Öbek Fiiller
box someone in f. birini çıkmaza sokmak
box someone in f. birine pek seçenek bırakmamak
box someone in f. birini köşeye sıkıştırmak
box someone or something in f. birini/bir şeyi hapsetmek
box someone or something in f. birini/bir şeyi sıkıştırmak
box someone or something in f. birini/bir şeyi kapana kıstırmak
box someone or something in f. birini/bir şeyi kapatmak
box someone or something in f. birini/bir şeyi tuzağa düşürmek
box (in) f. (rakibin) etrafını sarmak
box (in) f. (metni) kutu içine almak
Konuşma Dili
docs-in-a-box i. muayenehane
docs-in-a-box i. ufak tefek rahatsızlıklar için randevusuz gidilen doktor
doc-in-a-box i. muayenehane
doc-in-a-box i. ufak tefek rahatsızlıklar için randevusuz gidilen doktor
in a box s. baskı altında
in a box s. çıkmaza girmiş
in a box s. çaresiz kalmış
in a box s. tercih/seçim hakkı olmayan/kalmayan
in a box s. kötü durumda
in a box s. sıkışık
in a box s. köşeye sıkışmış
in a box s. zor durumda
in a box s. çıkmazda
in the box seat [australia/new zealand] zf. çok uygun bir durumda
in the box seat [australia/new zealand] zf. avantajlı durumda
not the sharpest pencil in the box expr. ahmak
not the sharpest pencil in the box expr. aptal
Deyim
go home in a box f. eve bir tabut içinde dönmek (ülkesinden uzakta ölenler için kullanılır)
mint in box s. orijinal paketinde hiç açılmamış
back in (one's) box s. sinmiş
back in (one's) box s. ağzını kapamış
back in your box s. köşesine çekilmiş
back in your box s. göze batmayan
back in your box s. sinmiş
back in (one's) box s. susmuş
back in (one's) box s. dikkat çekmeyen
back in (one's) box s. köşesine çekilmiş
back in your box s. dikkat çekmeyen
back in your box s. susmuş
back in your box s. ağzını kapamış
back in (one's) box s. göze batmayan
back in (one's) box s. sesi kesilmiş durumda
back in (one's) box s. sesi soluğu çıkmaz durumda
in the wrong box [obsolete] zf. yanlış yerde/durumda
in the wrong box [obsolete] zf. bulunduğu yerde/durumda kendini garip/tuhaf hisseden
like a jack-in-the-box expr. hareketli
like a jack-in-the-box expr. kıpır kıpır
not the sharpest tool in the box expr. salak
not the sharpest tool in the box expr. akılsız
not the sharpest tool in the box expr. alık
not the sharpest tool in the box expr. aptal
not the sharpest tool in the box expr. beyinsiz
Konuşma
put in the box with your name on it expr. bunu üzerinde adının yazılı olduğu kutuya koy
put in the box with your name on it expr. bunu üzerinde ismin yazan kutuya koy
Teknik
carrying-in box i. yükleme tavası
Bilgisayar
typing in text box i. metin kutusuna yazılan
jack-in-the-box i. sürpriz kutusu
fill-in box i. doldurulacak kutu
Mekanik
jack-in-a-box i. dönme hareketini ileten episiklik konik dişli dizisi
Gıda
bag-in-box i. kutu içi torba
Botanik
jack-in-a-box (hernandia sonora) i. sert çekirdekli meyve veren tropikal bir ağaç
Futbol
in six-yard box expr. altıpas içinde
Bahisçilik
in the box expr. (tavlada) kaptanla oynanan oyun sonucu diğer tüm oyuncuların bahislerini kabul ederek
Argo
doc-in-a-box i. revir
docs-in-a-box i. avm gibi yerlerdeki acil tıbbi müdahale ünitesi
doc-in-a-box i. avm gibi yerlerdeki acil tıbbi müdahale ünitesi
docs-in-a-box i. revir
İngiliz Argosu
not the brightest crayon in the box i. aptal
not the brightest crayon in the box expr. beyinsiz